Bal Gibi…

Bal Gibi…

Arılar hala çözülmeye çalışılan gizemli varlıklar olarak ilgi çekmeye devam ediyor.

Bir petek inşa ediyorlar ve estetik yapılanmanın neredeyse bütün unsurlarını içinde barındırıyor (Ritm, denge, simetri vs.).

Küçücük bir canlı olarak arı, milyonlarca kez uçuyor, neredeyse doğanın tüm çiçeklerine konuyor ve yine doğanın en özel dönüştürmelerinden birini gerçekleştiriyor.

Bugün insanın “bal” diye adlandırdığı, kendisi için o muhteşem besini üretiyor.

O bal ki, İçinde yer aldığı floranın bütün bitkilerinin de “kod”u niteliğini taşıyor.

Arılar bununla da kalmıyor. Bitkilerin varlıklarını sürdürmeleri konusunda da gerçek bir taşıyıcı oluyorlar.

İnsanın arılardan öğreneceği çok şey var.

Evet, çok şey…

Arının petek inşa etmesinden başlamak lazım;

Düşünün, varlığınızı sürdürmek için bir mekan üretiyorsunuz. Hem sizinle hem de çevre ile müthiş bir uyumu var.

Florayla etkileşimine bakmak lazım;

Bütün bitkiler arasında bir tür doğal network oluşturuyorsunuz. Bütün bitkilere dokunuyorsunuz ama zarar vermiyorsunuz.

Dönüştürme prosesini algılamak lazım;

Bütün polenleri topluyorsunuz ve onları “başka bir şey” haline getiriyorsunuz.

Devamlılıklarını çözümlemek lazım;

Arıların kendi içinde var olan hiyerarşi ve çoğalma özellikleri, “sürdürülebilir”lik konusunda gerçek bir rehber…

Arı’nın besin kaynağı çiçekler iken, İnsanın en büyük besin kaynağı bilgi…

Farklı bilgilerden tıpkı arıların çiçeklerden yararlandığı gibi yararlanmak ve onu; “kendi bilgin” haline dönüştürebilmek gelişmenin davetiyesidir.

Bir tarafta uzmanlık alanı, diğer tarafta ise; sosyolojiden psikolojiye, sanattan matematiğe, siber araştırmalarından gastronomiye kadar çok geniş bir yelpazeden beslenmek…

Zor ve süreklilik gerektiren bir çaba.

Ancak bugünün dünyasında bu çaba, “beyhude” değil, bir zorunluluk.

Günümüze “tutunabilmek”, arının her gün çiçeklere dokunduğu gibi, bilgiye dokunabilmekten geçiyor.

Bazıları bu çabalar karşısında “yorma kendini” diyebilir.

Öyle diyenler bal işine de girseler, kovanın önüne “şekerli su” koyarlar…

İnsan, dağların zirvelerinde yaşayan arıların yaptığı ve çok nadir olan bal gibi olmaya çabalamalı…

Bir önceki yazı Bir Tutam Mavi…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Teknik ve Estetik…

Bir müzeye gittiğimizde, Bir galeride dolaştığımızda, Denizin dokunduğu kıyıya baktığımızda, Bir çiçekle karşılaştığımızda, Bir dağ sırasını gözlerimizle taradığımızda… Güzelden, estetik ten kolaylıkla bahsetmeye başlarız… Diğer taraftan; Bir makineyle karşılaştığımızda, Bir…

Devamını okuyun
1 dk

Maraton…

Gün gelir, bir doğa olayı, Gün gelir, tarihe düşülmüş bir not, Gün gelir, bir sanat yapıtı… vs. İş hayatına dair süreçleri yapılandırırken umulmadık katkılar sağlar. Atletizm müsabakaları da bu tür…

Devamını okuyun
1 dk

Hiiiiiç…

Çocukluk zamanlarından akıllarımızda kalan öğretilerin başında; doğayı, bitkileri, böcekleri, hayvanları tanımak üzerine olanları önemli yer tutar. Bugünün çocuklarına yönelik öğretilerde ise bunlar artık fotoğraflardan, filmlerden aktarılıyor. Baharı yaşadığımız bugünlerde, çocukluk…

Devamını okuyun