Girişim/ci…

İş yaşamının ilginç sözcüklerinden biri “girişim”dir. İş dünyasında; bir işe girişmek anlamında kullanılan sözcüğün, fizik alanındaki karşılığı, aslında iş dünyası için belki de daha doğru olabilir.
Fizik alanında kullanılan anlamıyla girişim; iki dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayıdır.
İş dünyasındaki girişim ile girişimci arasındaki ilişki, fizik alanındaki tanımlamaya tam da karşılık gelir. Girişim ile girişimci, birbirini kuvvetlendiren ya da birbirini yok eden dalgalar gibidirler. O yüzden, dalganın yüksekliği, zamanlaması, açısı gibi faktörler nasıl ki dalgaları ya yok ediyor ya da kuvvetlendiriyorsa, girişim ile girişimci arasındaki ilişkinin de bu mantık üzerinden yapılandırılması gerekir.
Girişim ile girişimci arasındaki ilişki; av ile avcı arasındaki ilişki üzerinden de ele alınabilir. Av, yaşamı sürdürebilmenin bir aracı olarak ele alındığında, “av” ile “avcı” arasındaki ilişki bir denge üzerine kuruludur. Biri hızlıysa, diğeri çeviktir, biri iyi görüyorsa, diğeri iyi koku alıyordur…
Girişim ile girişimci arasında da bu tür bir uygunluk olması, sonuç açısından önemlidir. Bir işe soyunan her girişimci adayının, talip olduğu iş ile “doku uyuşması”nın olmasının önemi de burada ortaya çıkar.
Birçok parlak sonuçlar elde edebilecek potansiyel girişimcinin çabalarının hüsranla sonuçlanmasının temelinde bu “doku uyuşmazlığı” olduğu açıktır.
Rüzgarların her gün önümüze savurduğu yeni “iş”ler üzerine hayal kurmak önemlidir. Ancak daha da önemlisi, “benim yeteneğim ve kapasitem nedir?” sorusunun yanıtıdır.
Girişim/ci ile Girişimci arasındaki fark, bu sorunun yanıtında saklıdır… Ya büyük bir enerji ortaya çıkar ya da hüsran…
Bir önceki yazı ” “Kitap”lı Olmak“


