Hayat Bir Bütündür…

Hayat Bir Bütündür…

İş dünyasının insanlarına hayattan söz edildiğinde, hemen kefenin bir tarafına iş yaşamını, diğer tarafına ise hayatta geri kalanları koyma eğilimleri çok yüksektir. Oysa insan, yaşamını oluşturan tüm unsurlar ile bir bütündür ve “iş hayatı” –önemli bir kısmını oluştursa da- onun bir parçasıdır…

İnsan varlık olarak bir bütündür ve yaşamını da bir bütün olarak tasarlar. Bu sadece insanın kendisine dair bir mesele olmaktan çıkalı çok uzun zaman oldu.

Bütüncül olmayan bakışlar, her konuyu; çevresi, yanındaki, uzaktaki, karşı kıyıdaki vs. ile ilişkilendirmeden, tek tek ele alırlar. Bu anlayışta olanlar, hayatı da parçalara ayırarak ele almayı tercih ederler. Nedeni ise çok basittir. Zorlanmak istemezler…

Zira birleştirerek bakmak, büyük resme bakabilme bilincini zorunlu kılar ve tabii ki zor bir yoldur.

Bilim bize “bütüncül bakabilmek” için her gün yeni bilgileri sunuyor.

Amerikalı Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson; “Vücudumuzu meydana getiren moleküllerin, bu molekülleri oluşturan atomların izlerinin sürülebildiğinin farkına varın. …Dolayısıyla hepimiz bağlantılıyız; biyolojik olarak birbirimizle, kimyasal olarak dünyayla ve atomsal olarak da evrenin geri kalanıyla.”

Tyson’ın söylediklerinden çıkaracağımız çok ders var. Hayatımızı parçalara ayırdığımızı zannettiğimizde, sadece kendimizi kandırıyoruz.

Bu nedenledir ki iş hayatının aktörleri, yaşamlarını gerçekten iyi planlamalıdırlar. Mesleki çabaları, aile yaşamı, hobileri, sosyal sorumlulukları, dostlukları… kısacası hayata dair her şey…

Eskiler, eliniz ayağınız tuttuğu zamanlarda “küpünüzü doldurun” gibi bir yaklaşımı hem kendileri uyguladılar, hem de kendilerinden sonra gelenlere empoze etmeye çalıştılar. Belki savaş görmüş kuşaklar için olması gereken buydu. Ancak bugün başka bir dünya var ve bugünün dünyası, sadece “başarı” değil, “başarı + mutluluk” odaklı…

Bu nedenledir ki, bir parçası olduğumuz evrene bakalım ve nasıl bir biz bilinci içinde olduğunu görelim. Sonra dönüp kendi evrenimizi çözümleyelim.

Türk iş yaşamının zamansız kaybı Mustafa Koç, yaşamını bütüncül planlayanlardan biri olarak bize anlamlı bir miras bıraktı.

Yaptıklarını örnek alarak bu mirasa sahip çıkmak, onu da mutlu edecektir…

Bir önceki yazı Hayata Değer Katmak…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Yeni Kuşaklar – Yeni Umutlar…

İnsan umutlarıyla yaşıyor. Her güne, her yıla, hatta herkes kendi ömrüne umutla bakıyor. Umutlar arttıkça dünya güzelleşiyor, Umutlar azaldıkça dünyanın keyfi “gazı kaçmış gazoz gibi” oluyor. O yüzdendir ki, her…

Devamını okuyun
1 dk

Şirket Yönetimlerinde “Beş” Boyut…

İnsanların büyük çoğunluğu için “simüle etmek” zordur. Sanattan matematiğe, sosyolojiden siyasete, yapı inşa etmekten, uzay keşiflerine kadar tüm alanlarda, “simüle etmek” işin özünü oluşturmaktadır. Bu “yetenek” değil, “eğitim” sorunudur. Zihin…

Devamını okuyun
1 dk

Ay’ın Karanlık Yüzü…

Çevremizdeki insanlarla uğraş alanlarının dışındaki konular üzerine konuşmak istediğimizde şu cevaplarla sıklıkla karşılaşıyoruz; “İşin mi yok… Bu işlere kafa yoruyorsun.” “Bu konular benim ilgi alanıma girmiyor” İnsanın dünyaya, “ilgi alanı”…

Devamını okuyun