Hazır, Hızır, Huzur…

Hazır, Hızır, Huzur…

Türkçe deyişlerimizin en güzel ve anlamlılarından biri; “kul sıkışmayınca, Hızır yetişmez”dir. Bu deyişten çoğunlukla; dara düşen, sıkıntıda olan insana, mutlaka bir ışık olacak yol kendiliğinden açılır gibi yanlış anlam çıkarılır.

Evet… sıkıntıya düşen insana bir kapı açılır. Ancak o kapının açılması için insanın, kapının arkasındaki engelleri kaldırması gerekir.

Emek harcamadan, çaba göstermeden, ne ışıklı yollar çıkar, ne de Hızır kapıyı çalar.

Yani meşhur fıkrada olduğu gibi; piyangodan ikramiye çıkmasını istiyorsan, önce bilet almak gerekiyor…

Kısacası koşulları oluşturmak, işin olmazsa olmazı.

Bu hayatın tüm alanları için geçerlidir. Hayat; her insana; aslında birtakım kapılar açıyor. İlginçtir ki çoğu insan, açılan kapıların farkında olmadan, hayat denilen büyük yolculuğu bitiriyor. Çoğu kişi de kapılar açılsın diye kapıların önünde oturuyor. Oysa kapılar, kapıların açılacağının farkında olan zihinlerde açılıyor. Yani kısaca insan hazır olduğunda kapıların açıldığının farkına varıyor.

İş yaşamında “zihinlerin hazır hale getirilmesi” sadece insan ilişkileri, insani olanla sınırlı değildir. Onun ötesinde hayata dair her şey bunun içine girer.

Çoğu zaman çözüm denildiğinde; kağıt üzerinde elde edilen sonuçlar sanılır.

Oysa kağıt üzerinde, çözümlenmeyen problem, çözüme kavuşturulmayan konu yoktur. Kısacası, kağıt üzerinde hayat, herkese çok güzeldir.

Gerçek ise bambaşkadır.

Peki, zihni hazır hale getirmek nasıl mümkündür?

* Akla dair olanı, akılla çözümlemek,

* Akla, akılla dışarıdan bakabilmek,

* Aklın ürettiğine hayal gücü ile hayal edilene de akıl ile bakabilmek,

* Duygular ile aklın arasında bir denge oluşturabilmek…

İnsan ve şirketler bunları gerçekleştirebildiği oranda, hem başarılı olacak, hem de başarısı süreklilik kazanacaktır.

Bir başka deyişle; biz ancak hazır olduğumuzda, Hızır’ın geldiğini fark edebiliriz…

Bir önceki yazı Ekip Zekası…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Sağduyu…

Önce bademler çiçek açmaya başladı. Onu erikler takip ediyor. Badem ve erik; baharın ilk habercisi olarak yüz gösterdiler. Her bahar, yeni bir umut olarak gelir. Bedenimizi ve ruhumuzu yenilediğimiz zamandır…

Devamını okuyun
1 dk

Beklentiler, Beklentilerimiz…

İnsanın duyguları ile gerçekler arasındaki ilişkinin kırılgan olduğu en önemli alanlardan biri, “beklentiler” olsa gerek. Kırılgandır, zira; mutsuzluk buradan beslenir… Çağımızın en büyük problemlerinin başında da bu ‘mutsuz insanlar’ın sayısının…

Devamını okuyun
1 dk

İyinin İyisi…

Anadolu’nun güzel deyişlerindendir; “Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi demek” Hayatımıza dair bir “terazi” olması anlamında ne kadar değerli… İş yaşamında, bu deyişteki “yanılsama” içine çoklukla düşülüyor. Yeteri kadar rekabetin…

Devamını okuyun