Kulaklık…

Kulaklık…

Çocukluğumuzda walkman çok modaydı.

Sonra, Apple’ın dünyaya sunduğu ve onu batmaktan kurtaran ama dünyanın sesini yok eden “iPod” çağı başladı.

Apple, çok doğru bir satış stratejisi ile sadece alet satmadı.

Yaşam biçimi sattı…

Sağlıklı yaşam için, yürüyen, koşan, spor yapan insanlara;

Kıyafetten ayakkabıya, bandanadan havluya kadar bir biçim, yanına da “iPod” verdi…

Sonra; Sokaklar… Caddeler… Parklar… Dağlar… Ovalar…. vs. vs.

Bütün buraların kendi sesinin yerini, kulaklıklardan yayılan sesler aldı.

Bugün akıllı telefonlar ile dünyanın sesi iyice azaldı.

Yerine; karşı taraftan gelen telefon konuşmaları, o olmadığında, müzik ya da radyo yayını, o da olmadığında oyunların ses efektleri…

Sadece kulaklıklardan beyne akan, “doğal olmayan sesler”…

Dan Brown; yeni kitabı “İnferno” için röportaj verirken,

“Yazarken müzik dinler misiniz?” sorusuna,

“Hayır… sözcüklerin -yazmanın- müziği vardır. Onu dinlerim.” diyerek, ders niteliğinde bir yanıt vermişti.

Evet… Her şeyin sesi vardır…

Deniz kenarına gittiğinde, dalgaların sesini,

Bir parkta yürürken, yaprakları, kuşları, böcekleri,

Bir dağ başına çıktığında, sessizliği,

Kent içinde, en kalabalık caddede adımlarken, sokağın ürettiği müziği duymak…

Orada yaşamaktır…

Yoksa hayat; bizim seçtiğimiz müzik ile baktığımız “sessiz film” gibi olmaya başlar.

Tüm bunlar bize bir şeyi ısrarla söylüyor.

“Kendi sesimizi duymak”…

Evet… Hayatın sesleri önemlidir ve duymak gerekir. Ancak insan kendi sesini duyduğunda, hayata ve kendisine karşı, “samimi” olur.

Çoğu zaman insanlara, “aynaya bak” denir…

Bu cümle bugünün dünyası için “belki”de yetersiz kalmaktadır.

Herkesin, kendisine ait bir “imaj” inşa ettiği günümüzde, aynalar insanın kendisine yapıştırdığı görüntünün arkasını gösteremiyor…

Ama “kendi sesimiz” öyle midir?

Kendimizi dinlemek için bir kulaklığa değil,

Samimi bir ruha ihtiyacımız var…

Bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz bu olsa gerek…

Bir önceki yazı Kozalak…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Nedenler / Sonuçlar…

Yıllar önce bir tanıdığımızın işleri bozulmuştu. Babamla dertleşirken, aldığı bir arsa üzerine; “İyi ki bu arsayı zamanında almışım, onu da almasaydım şimdi ne yapardım.” diyerek, olumsuz durumundan bir olumluluk çıkarmaya…

Devamını okuyun
1 dk

Zaman Tüneli…

İnsanın tarihte yolculuğu ilginç ve bir o kadar da incelenmesi gereken konulardan biridir. İlginçtir; zira olmuş olaylar bahçesinde dolaşmak, anılar denizinde yüzmek gibidir. Her kulaç; ya bir insana, ya bir…

Devamını okuyun
1 dk

Kalıcı Olmak…

Geçmiş zamanlara, tarihe baktığımızda binlerce devletin kurulup, yıkıldığını görmekteyiz. Bazılarının ömrü onlarca yıl ile sınırlı kalırken, bazılarının yüzlerce yıla uzandığını görüyoruz. Bu devletlerin bir kısmının ise bugün hala varlığını sürdürdüğünü…

Devamını okuyun