Stil…

Stil…

Her canlı, hayat ile ilişkisini “kendine özgü”lük üzerinden kurar.

Gergedan, rakipleri ile girdiği mücadele esnasında, onu şaşırtmak, yanıltmak isteyen her tür dış müdahaleyi; sadece hedefine odaklanarak bertaraf eder.

O an görülmeye değerdir.

Dış dünyaya kapanmış bir beden, sadece rakibe kilitlenmiş bakışlar.

Sonra müthiş bir koşu… O ağır vücut sanki mekanik bir makineye dönüşmüştür.

Gergedan yeri göğü inleterek hedefine yönelir.

Buna karşın kuğu, suyun üzerinde hedefine giderken, suyu bile rahatsız etmeyen hali ile gergedan ile inanılmaz bir farkı ortaya koyar.

Kuğu, küçük ayak hareketleri ile suyun üzerinde sessizce akarken, gergedan; tüm dünyayı ayağa kaldırır.

Fiziksel özellikler, nasıl bir yaşam sürdürüldüğünün göstergesidir.

Gergedan, hem fiziksel yapısı, hem de koşusu ile bir başka zamanların şövalyeleri gibidir.

Buna karşın kuğu da, bir soru işareti biçimindeki uzun boynu ile “melankoli nesnesi”dir.

Ancak her iki canlı da tüm canlılarda olduğu gibi, yapısal özellikleri üzerinden bir “stil” geliştirerek, hayat ile ilişkisini şekillendirmişlerdir.

İş hayatında yer alan herkesin de bir stilinin olması önemlidir.

Önemlidir… Zira bir stil geliştirebilmenin birinci koşulu, “kendini bilmek”tir. Kendi özelliklerini bilen, bunu deneyimleri ile birleştiren her kişinin, “kendine ait” bir stili oluşur.

Kurumlar içinde bu böyledir. Hatta kurum olabilmenin ilk koşulu bir “stil”e sahip olmaktır.

Ünlü kitap ressamı Albert Dürer 1515 yılında çizmiş olduğu Gergedan resmi ile sanat tarihinde çok konuşulmuştu. Hayatı boyunca görmemiş olduğu bir hayvanı, başkalarının anlattıkları üzerine çizmişti. Resim baştan aşağıya yanlıştı.

Dürer, gergedanı, birçok hayvanın farklı uzuvlarını bir araya getirerek oluşturmuştu.

Ancak Albert Dürer’in “stil”i, onu sanat tarihine mal etmişti.

Yanlış yapmak insana özgüdür. Ancak “yanlışı bile” özel dedirtebilmek, “stil”i olanlara özgüdür.

Bir önceki yazı “Ruhu Olan Mekanlar“

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Üslup…

Yazarak iletişim kurmanın giderek azaldığı, yazılanların da genellikle belli bir harf sayısı ile sınırlandığı günümüzde, “sokak ağzı”, hayatımızın tüm alanlarına daha fazla sirayet etmeye başladı. Sokakta, köy kahvesinde, ev ortamında…

Devamını okuyun
1 dk

Ölümcül Şakalar…

Bir arada yaşamanın önemli araçlarından bir tanesi de mizah duygusunun gelişmesidir. Bu duygu ne kadar yüksek olursa; hoşgörü, birbirini anlama, birbirine saygı, mutlu hissetmek ve en önemlisi gevşeyen “yüz kasları”…

Devamını okuyun
1 dk

Vitrine Çıkmak…

Her kurumun sıçrama yapacağı “zaman dilimleri”ne ihtiyacı vardır. Bu zaman dilimlerinin başında ise fuarlar gelir. Her kesimin -satıcısından alıcısına- heyecanla beklediği bu özel günler, hem kurumların hem de sektörlerin dinamizminin…

Devamını okuyun