Think Tank…

“Bunu yapsanız daha iyi olur.”
Özellikle Amerika’da bir kültür haline gelmiş olan ve sosyal, siyasal, ekonomik konularda “devlet katında” söyledikleri ciddiye alınan düşünce kuruluşlarının, raporlarının sonunda kullandıkları basit, ancak etkili cümle.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan düşünce kuruluşları, (bildik adlarıyla “think tank”ler) her konuda gerçekleştirdikleri beyin fırtınaları ile yeni düşünceler üretmekte ve bunları ilgili kurumlara bir rapor olarak vermektedirler. Verdikleri her raporun sonuna da “bunu yapsanız daha iyi olur” ekleyerek…
Bu bağımsız düşünce kuruluşlarının verdiği çoğu raporun uygulanmadığı, gerçekçi bulunmadığı, uygulanamaz olduğu, stratejik hedeflerle uyuşmadığı, çok azının dikkate alındığı bilinen bir durumdur.
Uygulansın ya da uygulanmasın, insanların değişik konularda çok farklı beyinleri bir araya getirip, yeni düşünceler üretmesi, “yol alabilmek” için çok değerlidir.
Ancak “bunu yapsanız daha iyi olur” gibi bir cümleyi kuracak beyinlerin varlığı daha da değerlidir.
İş yaşamı, her yeni güne yeni düşünceler ile uyanmak zorunda. Zira birileri bir yerlerde zaten kimsenin söylemediği yeni cümlelerle “güne uyanıyor”…
O insanlar ve kurumlarla rekabet edebilmenin bir tek koşulu var; benzer düşünce sistematiğine sahip olmak…
Bugüne ve yarına tutunabilmek için “düne ait” düşünceler yeterli değil. Bugünün düşüncelerini üretebilmek gerekiyor.
Çok farklı alanlardan ve katmanlardan insanların düşüncelerine ulaşmak lazım.
Her insan, kendi “think tank”ini oluşturmak için çaba harcamalı.
Sanat, siyaset, ekonomi, güncel yaşam, psikoloji, eğitim, vs. vs…
“Düşünce üreten” insanlarla farklı zaman ve daha önemlisi mekanlarda bir araya gelmek, onlarla sohbet etmek, insana tahmin edilemeyecek kadar değer katar.
Bazen bu buluşmalar, havadan sudan, bazen de “özel gündem”ler üzerine kurgulanabilmeli.
İnsanın çevresinde onu eleştirebilen, “bunu yapsanız daha iyi olur” diyebilen kişiler varsa;
Dünyanın en şanslı insanlarından biridir…
Bir önceki yazı Sınırlar…


