Tutku…

Tutku…

Jose Saramago’nun, “Bilinmeyen adamın öyküsü” kitabında, Bilinmeyen adam ile Kral arasında geçen diyalog ders gibidir;

…peki tekneyi neden istiyorsun,

-Bilinmeyen adayı bulmak için,

-Saçma, bilinmeyen ada kalmadı artık,

-Bilinmeyen ada kalmadığını nereden biliyorsun kral efendi,

-Haritalarda bütün adalar var,

-Haritalarda sadece bilinen adalar var,

-Peki bulmak istediğin bu bilinmeyen ada neyin nesi,

-Bunun cevabını bilseydim ada zaten bilinmez olmaktan çıkardı,

-Bu adayı kimden duydun,

-Hiç kimseden,

-Öyleyse niçin var diye tutturuyorsun,

-Çok basit, bilinmeyen bir adanın var olmaması imkansız…

Bu sıradan gibi görünen ama heyecan verici diyalog, bugün birçok insana bilmediklerimiz, olmayanlar üzerine “saçma”,”beyhude” bir çaba gibi gelebilir.

Oysa var olan için değil, “imkansız” diye nitelenenler için böylesine tutkular olmamış olsaydı, bugün dünya bu kadar gelişir miydi?

Büyük “aşk”lar yaşanır mıydı?

Evet…

Büyük gelişmelerin, büyük aşkların arkasında hep “imkansız”ın peşinde koşan, “tutkular” ve “tutkulu insan”lar yer almıştır.

Yoksa;

Olağan olanın içinde hiç “büyük aşk”lardan söz edilebilir miydi?

Standart akış içinde, büyük buluşlar söz konusu olur muydu?

Büyük sanat yapıtları, “tutku” olmadan gerçekleşebilir miydi?

Hiçbiri olmazdı…

Günümüz ve gelecek adına en büyük tehlikelerden biri de burada yatıyor.

Zira insanların büyük çoğunluğu, keşfedilecek olanın kalmadığını, bilinmeyenin giderek azaldığını ve en kötüsü, büyük aşkların “geçmiş yüzyıllarda” ya da romanlarda kaldığını düşünüyor…

Rutine bağlanmış bir dünya daha fazla tercih ediliyor.

Oysa gelecek “parlak” olmalı diye düşündüğümüzde; iyi eğitim almış, dünyayı görmüş, deneyimli… diye tarif edilen “ilan”ları görmek yetmeyecek…

Bu tanımlar artık “standart” olmuş durumda.

Bu standartların ötesinde “tutkuları olan insanlara” ihtiyaç var.

Bilinmeyen adaların, büyük aşkların, imkansızın peşinde

“Tutku” ile koşanlar geleceği inşa edebilirler…

Bir önceki yazı Navigasyon…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Problemi Formüle Etmek…

Lafı uzatmadan problemin ne olduğunu ortaya koymak gerekir. En büyük problem; “problemi formüle etme, problemi tanımlama ve problemi oluşturmada yöntem geliştirme” konusunda, yeteri kadar çaba içinde olmamamızdır. Evet… En büyük…

Devamını okuyun
1 dk

Öğrenmeyi Sevmek…

Sanki dünyanın her noktasına konulmuş megafonlardan sürekli olarak; Bilgiyi tüket, Teknolojiyi tüket, İlişkileri tüket, Aşk’ı tüket, An’ı tüket, Kendini tüket… Tüket… tüket… tüket… sözcükleri seslendiriliyor. Nesnelerin tüketildiği bir dünyadan, “insanın…

Devamını okuyun
1 dk

ve BİRLİKTE BAŞARMAK…

[…] “Bizim hikayemiz de böyle başlamıştı. Bugüne kadar süregelen ve bundan sonra da sürecek olan yolculuğumuzda temel kriter hep “keşif”lerdi.” Bu hafta piyasaya çıkan “BİRLİKTE BAŞARMAK” kitabımın, son sayfasına yukarıdaki…

Devamını okuyun