Dönerek…

Dönerek…

İnsan ilginçtir…

Algılarının geliştiği küçük yaşlardan itibaren, çevresini taklit ederek büyür.

Kişiliği ise bu taklit etmeleri terkettiği andan itibaren gelişir.

Üretim alanları da benzerdir.

Önce başka kurumları taklit eder… Üretim biçimlerini, yönetim biçimlerini, ürünleri vs. vs.

Bu sürecin bir parçasıdır.

Sonrasında ise yol çatallanır…

Çatallanan bu yol üzerinde iki farklı zihinle karşılaşılır.

Bir grup; Mevlana’nın döne döne erdiğini, diğer grup ise erdiği için döndüğünü düşünür.

Birinci gruptakiler çatallanan yolda sonsuza kadar, birilerine benzeyerek ömürlerini tamamlarlar.

Diğer grupta yer alanlar ise; “kendi olma” kaygısı ile zor ama sonucu iyi olan yoldan giderler. Bu yolda gidenler “taklit edilenler”dir…

“kendi olma”, potansiyelinin farkında olmaktır.

Platon, boşuna; “insanın kendini fethetmesi, zaferlerin en büyüğüdür” dememiştir. Kendini fetheden her kişi ve kurum, “kendi olma” sürecini tamamlamıştır.

“kendi olabilen” her kurumun, başarılı olma ihtimali, diğerlerine göre çok yüksektir.

Bir önceki yazı “Girişimci Hayal Kurandır“

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler
1 dk

Ayna…

İnsanlık tarihinin şüphesiz ki en özel isimlerinden biri Büyük İskender’dir. M.Ö. 4. yy. da sadece 32 yıl yaşayan İskender, bu kısa ömrüne büyük zaferler ve inanılmaz geniş bir coğrafyaya yayılmış…

Devamını okuyun
1 dk

Ödül…

Birkaç gündür, Şili’li büyük ozan Pablo Neruda’nın 1971 yılında, Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı sırada yapmış olduğu konuşmayı zihnimde dolaştırıyorum. O heyecan veren konuşmasında Neruda; “… O unutulanlar, hayatımın bu en…

Devamını okuyun
1 dk

Geleceğe Hazır Olmak…

Uzay araştırmalarında bir eşiğin geçildiği günleri yaşıyoruz. NASA, Mars’ta donmuş halde tuzlu su bulunduğunu açıkladı. İnsanlığın onlarca yıldır sürdürdüğü çalışmaların en heyecan verici bilgisiydi bu… Artık uzay çalışmalarında, bundan sonraki…

Devamını okuyun